30 Ocak 2011 Pazar

Toprak

Birer hafta arayla döküldü yapraklar. Kocaman çınar gibi asır süren bir ailenin bağımsız fertleri düştü toprağa. Ne çok tanırdım nede çok yakındım. ama artık bırakmıştı dünyayı kollarımıza. O toprağa kulak verdiğinde belki duyarsın sessizliğin geveleldiği tanımsız gerçekliği. Kimisi için soğuk, kimisi için serin. Gençlik, güzellik deli dolu hayat bitiyor işte. Sevdiğin içine sığdıramadın o güzel yüz yok oluyor bazen. Bazen gerçekte bazen benliğinde. Hiç bitmiyor yapacaklarımız, düzene oturtmaya çalıştıklarımız.
Zaman durdurulamayan ve her gün yeniden başlatılan bazen geçmişi sürüklediğimiz bazen geçmişi silerek yenilediğimiz bize ait olan en değerli lutuf olsa gerek. Zaman hepimiz için ayrı bir nitelik. Fizik olarak tek gerçek üzerine kurulsada farkındalık kişinin zihni ile içindeki durumu ayrıştıran turnosol kağıdı gibi. Zaman !


" düşer yapraklar bazen,
kimisi salınır rüzgarla dans eder,
düşer damlalar gökyüzünden,
kimisi üşür, kimisi eğlenir serinlikten,
düşer nameler üzüntülü dillerden,
kimisi ağlar, kimisi destek olur gönlünden"


Ne uzun ne kısa, doya doya yaşansın hayat. İstediğin ve hayalgücü ile pekiştirdiğin yarı ilizyon yarı gerçek bir hayat.
" Uzun yaşamak çok zor, senden sonra geleni uğurlamak çok acı" demişti rahmetli.
Ruhu Şad olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder