Evimiz, bazen tekmeledğimiz bazen uyukladığımız sıcacık bir ortamda yaşarken Süreçler yeterliliklerini yerine getirdiğinde farklılıklara zorlanıyoruz. Bunlar bizim koymadığımız kanunlar ama malesef böyle gerçekleşiyorlar.
Gelişiyor, ergenliğe kavuşuyor ve farklı hayatları anlamaya çalışan biryandan zorlaşan hayatın seyircisi olarak kendimizi izlemeye başlıyoruz. Uzaktan kendimize öğütler veriyor etrafımızdaki tavsiye şeklinde ki gürültülere kulak kabartarak biçimsiz perspektifler oluşturuyoruz.
Bilinçlenmeye başlıyoruz (!) Asileşmeye başlıyoruz, oluşturmuş olduğumuz değer kavramlarımızı perspektifimize sığdırmaya çalışsakta hep kadraj dışında kalıyoruz. Kadraj'da olması gerekenleri gözden geçirdiğimizde bunalıyor bu ne saçmalık diyoruz.
Aşık oluyoruz, kendimizden geçiyoruz renkleri daha parlak ve daha canlı görüyoruz. Vücudumuzda ki dengesizleşen hormonları kontrol altında tutamadan baştan çıkarıyor ve çıkartıyoruz. Olguları olaylardan ayıramadan bağımsız düşlere kapılarak hayaller kuruyoruz. İç dünyada bir dünya, dış dünya'da bir dünya yaratarak sürekli aralarında ki uyuşmazlıktan şikayetçi oluyoruz.
Olgunlaşıyoruz, perspektifimizi hesaba katılmamış yıpranma payı amortizmanları ile düzelterek anlam veremediğimizi anlamaya ve çok önemsediğimiz kavramları umursamamaya başlıyoruz.
Akıp giden zamanla bugüne kadar umursamadığımız bedenimiz su kaynatmaya başlayınca servise sokarak toparlamaya çalışıyoruz. Orjinali gibi olmasada yedek parça temininde buluyoruz. Düzeldiğini zannediyoruz kendimizi kandırıyoruz.
Para kazanmak için, aşık olmak için, mutlu olmak için sağlığımızı kaybediyoruz, bir ömür kazandığımız paraları sağlığımıza kavuşmak için harcıyoruz.
Ne öğrendiysek gözden geçirmek için geç kalıyoruz.
Geç kalmamak adına, sağlıklı ve mutlu bir hayata sahip olmanızı dilerim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder