Deklanşöre basıldığında o bildiğimiz ses. Ortamdan ki tüm neşeyi, hüzünü, gerçeği içine alan saniyenin altında gerçekleşen ve ölümsüzleştiren ses. Basıldığında o mutlu anı ölümsüzleştirmek isteyen yada o anı daha sonra hatırlamak isteyenlerin istediği ses.
Hazırmıyız, 3.2.1.... Gülümseyin...
Fotoğraflar, ışığın üzerimize düşmesi ve iz düşümünün kağıt parçasında barındırdı o an ki duygu. Gülümserken gülümsemek zorunda kalanlar yada gerçekten neşeli olanları yakalayan yada yüzündeki gülücüğün zoraki tebessüm olduğunu ve gözünden akan mutsuzluğu yansıtan gerçek.
Geriye dönüp baktığında ne kadar şişman çıkmışım dediğin bir kağıt parçası. Patlayan flash'lar neşeli kahkalar, çekilen halaylar. Parçası olduğumuz mutluluğun zamanla solup giden ve dönüp bakmak istediğimizde nasıl hissetiğimizi anlatan bir kağıt parçası mı.
Deklanşöre basmayın !
bir resim o anı anlatır. Zamana yayılmış farklı resimler seni anlatır. Hani eskiden üniversite'de verdiğimiz deli dolu pozlar vardırya. Gülmekten fenalık geçiririz. Hayat ilerledikçe biraz bizden biraz gülümsememizden alıp götürüyor. Daha parlak ve pahalı elbiseler, daha büyük saatler veya takılar fotoğrafta daha oturaklı gösterse de değişmeyen gözler, değişmeyen ruh kendini daima ele veriyor.
Deklanşöre basın !
Kahkahalarıma kulaklarınızın pasını attığımda basın. Gerçekten çocuksu gülüşümle beni yakalayın. Zamanın benden aldığını ben zamandan geri aldığımda basın.
3.2.1....Gülümseyin :)
Pars
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder