16 Kasım 2010 Salı

Merdivenler

Bildiğimiz merdivenler vardır, iner-çıkarız. Hareketsiz beton veya ahşap yapılardır. Bazıları dardır, bazıları geniş ve heybetli. Bazılarının aralıkları çok olur, çıkmak daha zor olur. Bazılarının araları çok yakın olur gereksiz adım atarak yorgunluk yaratır. 

Merdiven işte. 

Bazı merdivenler ise  metal ve elektronik bileşimlidir. Sürekli bir tanesi indirirken diğeri ise çıkarır. Kimse olmasa da çalışmaya devam ederler. 

Hareketli merdivenlerle sabit merdivenler arasında ilginç bir fark vardır. Birinde enerji, diğerinde ise sadece zaman harcarsın. Bildiğimiz merdivenlerde her adımın seni bir merdiven yukarı çıkarmak için enerji sarf eder. 

Hareketli merdivende ise bir adım atmak yeterlidir. Adımın doğruluğu veya yanlışlığı bu noktada pek önemli değildir. Eğer adımın yanlışsa yukarı giden bir merdivende aşağı inmek için merdivenin bittiği yere kadar beklemek zorundasındır. Çaba harcamazsın. Seni taşır ve gelmek istediğin yere getirir. Yorulmazsın. Yorucu olan sadece merdiven üzerinde sıkıcı bir şekilde beklemek olabilir. Bazıları içinde dinlenmek...

Bazen seçim şansın yoktur karar vermişsindir. Yukarı çıkmak istiyorsundur ama karşında seni sadece aşağı indirebilecek hareketli bir merdiven mevcuttur. Onun üzerinde bir adım yukarı çıkmak için zıplayarak adımlar atman gerekir. Çok ince hesaplarla aşağı inen bir merdivende atacağın adımın yüksekliği zamana bağlı olarak değişir. Bazen dar aralıklı bazen geniş aralıklı olur. Düşmeden yukarı çıkmak imkânsızdır. Ne kadar az düşüp az incinirsen o kadar şanslısındır. Göründüğünden daha tehlikeli ve daha zordur. Yukarı çıkmak için her türlü merdivenden daha fazla enerji harcarsın, düşersin dizini kanatırsın, kaval kemiğini sert bir şekilde defalarca merdivenin en sivri yerine vurursun. Canın çok acır ama yukarı çıkmayı amaçladıysan ulaşabileceğin enerji her zaman mevcuttur, sürükler seni.

Büyük çabayla aşağı indiren hareketli merdivenden yukarı çıkmayı başardığında asıl önemli olan yukarıda senin neyi beklediğidir.

Bu bazen bir hiç, çok az ihtimalle minik bir tebessüm (bireysel sadakat ve kararlılıktan gelen), çok ama çok düşük bir ihtimalle seni yukarı çıkmanı tetikleyen nedenin ta kendisi. 

Yukarıda bizi ne bekliyor sizce. 

İyi bayramlar.

1 yorum:

  1. Hareketli merdivenlerde adımın doğruluğunun veya yanlışlığının pek bir önemi olmadığına katılmıyorum. Sadece adım atmak da yeterli değildir. Doğru basamağı tutturduğun adım ile birlikte aynı zamanda DENGE gelir. Dengeni kurmak için bir çaba harcarsın. İster yukarı çıkıyor ol, ister aşağı iniyor... Adımın doğruluğu, doğru basamağı tutturmak ve DENGE. bence merdivenin üzerinde sıkıcı bir şekilde beklemekten çok daha fazlası var.

    Ayrıca adımın yanlışsa inmek veya çıkmak için sonuna kadar beklemek zorunda da değilsin. Aşağı iniyorsa o merdiven ve sen yanlış adım attığına inanıyorsan (seninde bir sonraki paragrafta yazdığın gibi) aynı merdivenden sadece daha fazla efor sarfederek ve birazcıkta dizini kanatıp, kaval kemiğini birkaç kere sert bir şekilde vurarak yukarı çıkabilirsin.

    Niçin yanlış adım attığına inanıp sonuna kadar bekleyecekmişsin ki???

    Ciao Dude:)

    YanıtlaSil